[1] [2] [3]][[4]][[5]][[6][[7]][[8]][[9]][[10]]
[2]
Erzurum Belediyesinin kurulus yıllarında fahri olarak her işe koşuşturan Cafer Ağa'nın bu gayretkesliğini ödüllendirmek için Ankara'ya gidecek heyete onu da yazmışlar. Cafer Aga bu haberden çok memnun olmuş. Öyle ya ekabir-i memleketten olmasa heyete adını yazarlar mı? Cafer Aga o aksam eve hergünkünden farkli bir havayla gelince hanımı merak edip sormuş: -Cefer, o gözel sufatin niye ele töhmüs, mosolun asmissan, biseye mi sinirlendin? -Ben sinirlenmim kim sinirlensin! Bihdim usandim. Sohahlar mi temizlenecah, gel Cefer Aga, çölpühler mi payhlanacah, gel Cefer Aga. Sindi de Engere'de hökümatin isi bozulmus, gel Cefer Aga!
Sark hizmetini yapmak üzere Erzurum'a atanmış bir memur, bir ikindi vakti Dere mahallesinde yüksekçe bir yere çıkmış, otlaktan dönen, evlere dağılan inek nahirini seyrediyordu. Yanında da mahalleden yaşlıca bir ihtiyar vardi. O sırada bir kaç kadin mayislari toplayip yogurmaya, yassiltip duvara yapistirmaya basladilar.
Bunu merakla izleyen memur yanindaki yasli ihtiyara: Erzurum'da her tarafta tezek gördügünü bunlarin gübre olarak niye kullanılmadıgını sorunca, yaslı adam: -Beg, sen o tezegi ele çoh agzan alma, oni biz gişin yahirih. -Peki su kadnlarla nasıl yatıyorsunuz, hepsi bok kokar onların? -Asil merifet onnarnan yatmahda, sizin garilarnan herkes yatar!
Bize Ulaşın