|
[1] [2]
[3]][[4]][[5]][[6][[7]][[8]][[9]][[10] |
|
[6] |
|
Ayı Beni Yedi |
Teyo Pehlüvan kahvehanede oturmuş, Zafer Pehlüvanın de kahvede
olduğundan habersiz böbürlenerek anlatmaktadır.
-Ola gardaş birgün dağda gezirem, tamda böyük bir
kayanın dibinde garşıma bir ayi çıhmasın!
Ayi benim kibi üç var, ama heç isdifimi bozmadım.
Ola Teyo dedim gendi gendime bir ayıdan mi gorhacağsan.
Başladık ayiyinan güleşmiye....
O beni alir yere vurir, sonra ben oni yerden yere
vuriram, ne ayi pes edir, ne de ben pes diyirem.
Aradan iki gün geçti, hele daha birbirimizin sırtını
yere deydirmiş deyilih.
Herkes işin sonunu merakla beklerken
Zafer Pehlivan sert bir şekilde çıkışır.
-Ola Teyo, sora ne oldu?
Zaferi gören Teyo lafý dolaştırır, ne dediğini, nerede
kaldığını unutur ve noktayı koyar:
-Nevolacah ayi beni yedi! |
|
Karga Karga |
Teyo Pehlüvana takılmak için yol mu yok?
- Teyo bahasan bu Gargalar niye bele gara?
Teyo Pehlivan'ın cevabı cebinde:
- Güneşe yakın uçduhlari üçün. |
|
Ne Tilkisi |
Tebrizkapı civarında bir camide müezzinlik yapan Emin Hafiz,
darlandıkça uydurduğu firkete ile yardım
kasasından kağıt paraları aşırmaktadır.
İmam Efendi, kasadan sürekli bozuk para çıkmasına bir
anlam veremez ve işi kolaçan ettiğinde durumu anlar. Münasip bir
lisanla bunu Emin Hafiz'e söyler:
- Hafiz, diyirem ecep bu kasaynan bir tilki mi oynir?
Tilkiliği kendine yediremeyen Emin Hafiz, elini yumruk
yapıp göğsüne vura vura:
- Ne tilkisi Hocam, bu aslan bu aslan! |
|
Farzet ki |
Erzurum’da birisi tanıdık bir köylü dostuna misafirliğe gider. Ev
sahibi izzet ikramda bulunur. Yemekten sonra misafirin önüne bir
kalbur yer elması getirir. Bu kadar çok ikramdan mahcup olan misafir
:
- Ağa ne zehmet ettin, bunlara ne lüzum vardi, deyince,
köylü:
- Ne zehmeti efendi farzet ki müsürlüge töhmüşem
öküzler yiyir ! |
|
İt Gırhirem |
Eskiden İstanbul'dan Erzurum'a Trabzon üzeri vapurla gelinirdi.
Trabzon'dan otobüse binene yolcular
Aşkale'de araba bozulduğu için uzun bir beklemeye girmişlerdi.
İstanbullu bir yolcu fırsattan istifade berbere girmiş traş
oluyordu. Bu arada biri kafasını dükkana uzatıp:
- Yusuf emi neyidirsen?
- Neyidim oğul, ahşama geddin it gırhiram! |
|
Vışşşş Sen Ne |
Trafik lambaları şehre yeni konulmuş.Trafik polisi kırmızı ışıkta
geçen teyzeyi durdurur:
-Teyze teyze dur nereye gidiyorsun?
Vışşşş devamsız, sene ne? Eltimgile gidirem, erimin de
heberi var! |
|
Dalımsız Gızssın |
Erzurumlu cehennemi boylamıştır ama şikayetçi değildir. Hatta
memnundur. Kapıyı sık sık açan ve açık bırakanlara rica eder:
- Aman, nevolur kapıyi mökkem örtün de bir dalımız
gızsın. |