|
[1] [2]
[3]][[4]][[5]][[6][[7]][[8]][[9]][[10] |
|
[7] |
|
Bennam Dağları |
Erzurum’un en yüksek dağları hangisidir, yazılı sorusuna bir öðrenci
“bennam dağları“
cevabını yazmıştı. Öðretmen sınıfta çocuğu kaldırıp sordu :
- Oğlum nereden çıkardın Bennam dağlarını?
Erzurumlu olmayan öğrenci mahcup bir edayla :
- Öğretmenim, soruyu bilmeyince yanımdakine sordum
“BENNAM“ diye cevap verdi. |
|
Sitavuh |
Erzurum’lu
İstanbul’da gezerken hele bir de ano diskoya gidim demiş. Kapıdaki
bekçi:
- Damsız girilmez, yasak, deyince:
- Gardaş benim damım Erzürümün Sitavuh kövünde.Hoç altına gındıllik
tahacah halım yoh! |
|
Bedira |
Radyo yeni icat edilmişti. Köyün birinde evdeki radyoya büyük
hoperlörlerden
birini bağlayıp dış duvara asmışlardı. Oradan geçen köylü çalan
müziği dinlemiş dinlemiş hayretle:
-İcatta icat gardaş, bedira da gonişir! |
|
Suçumuz Ne |
Tebrizkapı'da kaldırıma yaslanarak zorla durabilen kamyonu görünce
Trafik Polisi hemen yanaştı:
- Hoop hemşerim, burada durmak yasak!
- Aman terpetme gurban olim, frennerim dutmir.
- Senin farların da kırık?
- Mehellenin pijleri...
- Silecekler de yok?!
- Vış, ahan ben de yeni gördüm.
- Ehliyet ruhsat lütfen.
- Vallah rühset yok, ne yalan diyim. Ehliyet de emim
de.
- Peki, sana elli lira ceza yazıyorum.
- Gurban olim polis bey, ahan vermesine verah da,
suçumuz ne? |
|
Bu Bir Nutuktur |
Omuzları tilki
kürklü bir hanımefendi Cumhuriyet caddesinde yürürken dadaşım yanına
gelir:
- Baci ,baci dalan gudik dırmanir.
Kadın kendisine laf atıldığını düşünerek:
-Terbiyesiz, der.
Dadaşım bozulur :
- Benene kıtlarsa kıtlasın ! |
|
Helbet |
Gürcükapıda sıra sıra müşteri bekleyen faytonlardan birine kibar bir
adam yanaşarak faytoncuyan "binebilir miyim" diye sorunca faytoncu:
- Helbetde binebülürsen, dedikten sonra kendi kendine
söylenmeye başlar:
- "Vola bu dünyada da ne tevür adamlar var; hem para
verir hem de binebülürmiyem diye sorir. Sormiya ne lüzüm, parasıni
verdıhdan sonra teyyariya bile binebülürsen! |
|
Hurda Nene |
Çeşitli hastalıklar, kazalar geçirmiş, bir gözünü kaybetmiş,
romatizmadan beli bükülmüş, parmakları çarpılmış olduğundan
mahalleli bu yetmişlik ihtiyara Hurda Nene adını takmıştı. Rahmetli
o haliyle bile herkesle şakalamayı, espri yapmayı severdi.
Hastalanmış ,hastaneye kaldırılmıştı. Sabahleyini,
nabzını ve ateşini kontrol eden doktor der ki:
- Teyze maşallah çok iyisin. Nabız normal, ateş de yok.
Vücut sıcaklığın 37 derece.
- Tohtor beğ oğlum, der Nene, bir türli ıssınamirem.
Soyuhdan donirem. sen o otuz yedi dereceyi kırka elliye çıkart.
Ücreti mühüm değil. |
[1] [2]
[3]][[4]][[5]][[6][[7]][[8]][[9]][[10] |